AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kargaşa.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Veronica N. Folchart
Artemis Avcısı | Kulübe Lideri
Artemis Avcısı | Kulübe Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Drahmi : 92
Kayıt tarihi : 18/03/11
Yaş : 21
Nerden : Bilmem, öyle bir yerden işte.

MesajKonu: Kargaşa.   Salı Mart 22, 2011 9:45 am

10:45, Ormanın Girişi.

Tanrım, William. Nerede kaldın? "Pıııssst." dedim ağaçlara doğru. Kendisi çok dakikti, sağolsun. On beş dakikadır onu beklemekten her tarafım tutulmuştu, kimse beni görmesin diye eğilmek zorunda kalmıştım çünkü. Aslında gizlenmemiz gerekmiyordu, herkes dışarıdaydı ve sırf bir çalının dibinde göründüğüm için ceza almazdım ama birden gizli tutmak gelmişti içimden. Alice ya da Hermes kulübesinden birine yakalanırsam soru bombardımanına tutulabilirmişim gibi gelmişti. "William!" diye bağırdım en sonunda, beklemekten bıkmıştım. "Geldiiim." dedi William, birkaç saniye sonra ağaçların arasından çıktı. "Vay be, çok hızlısın." dedim alaycı bir şekilde. Homurdanarak yanıma geldi, "Ne var?" diye sordu sonra. Birde ben odunum diyordum kendime, benden de odunu varmış. "Canım sıkıldı, ve kampla ilgili bir planım var şapşal." dedim dik dik bakarak. "Kamp Meydanı'nı yakacağız. Yani en azından yanan oklar ve bomba gibi şeylerle." dedim sesimi alçaltarak. "Dilmera kulübesinden bir şeyler aşırmak için gitti, bende sana haber vermeye geldim. Katılıyor musun?" Cümlemi bitirdikten sonra yüzüne baktım. Aslında bu tip bir manyaklık yapmak istemiştikte fırsat olmamıştı diyelim, o yüzden ilk haber verdiğim kişi o olmuştu. Biraz düşündükten sonra “Tamam, bana uyar.” dedi. “Gel, Delmira bizi Okçuluk Sahası’nın oralarda bekleyecekti.” dedim yürümeye başlayarak.

10:50, Okçuluk Sahası.

“Selam.” dedim Delmira’ya elimi sallayarak. William birkaç adım arkamdan geliyordu ve Delmira’yı gördüğüne pek sevinmemiş gibiydi. İkisi belli belirsiz bir baş selamlaması verip durdular. “Aşırdıklarımı şuraya yığdım.” dedi Delmira duvarın dibini göstererek. Aslında, Delmira’ya cidden hakkını vermeliyim. Bir yığın ok ve yay vardı, ayrıca yanmalarını sağlamak için ateş ve yanan bez gibi şeylerden aşırmıştı. Alkollü bez sanırım, bilmiyorum. “Çatıya mı çıkıyoruz?” dedi William. Aslında bende o sırada fark etmiştim, nereden atış yapacağımız konusunda hiçbir fikrim yoktu. “Evet, okları kullanacağız sonuçta, net görebileceğimiz bir yer lazım bize.” diye cevap verdi Delmira. Eşyaları yığdığı binanın yanındaki ufak bir merdiveni gösterdi, çatıya çıkmaya yarıyordu sanırım. “Önden bayanlar.” dedi William sırıtarak. Eşyaları üçümüz çatıya taşıdık ve bir yere gizledik, sonra da biz çıktık. “Pekala, başlayalım.” dedim oku elime alarak.





_________________


Bırakalımspoilerspoilerolarakkalsın:
 


En son Veronica N. Folchart tarafından Cuma Mart 25, 2011 7:23 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
William M. Corvinus
Küçük Tanrı
Küçük Tanrı
avatar

Mesaj Sayısı : 22
Drahmi : 28
Kayıt tarihi : 19/03/11
Yaş : 22
Nerden : Belirli bir yerim yok. :)

MesajKonu: Geri: Kargaşa.   Cuma Mart 25, 2011 12:27 am

Oldukça yoğun geçen bir günün sonunda her zamanki gibi inzivaya çekilmişti William. Gücünü geliştirip, kullanmayı öğreten Tanrıça Hekate ile konuşmalıydı. Güzel tanrıça karşısında yarı saydam bir görüntü halinde belirdiğinde William derin bir nefes aldı. "Tanrıçam. Bu kampta son gördüğümden çok daha fazla karanlık var. Bu kadar karanlıkla baş edebilir miyim bilemiyorum." Tanrıça William'a gülümsedi. ''Karanlık her yerde mevcuttur William. Olimpos'da bile karanlık vardır. Seni de kamptaki karanlığı bulup yok etmen için gönderdim. Merak etme. Elindeki çekiçte ve sende o karanlığı yok edecek kadar güç var.'' Görüntü bulanıklaşmaya ve belirsizleşmeye başladı. Görüntü tamamen kaybolmadan önce tanrıçanın gür sesi duyuldu. ''Kendine güven William ve, asla umudunu kaybetme. Büyünün gücü seninle olsun!'' Tanrıça ile bağlantısını koruyamayan William havada durduğu yerden de yere düşünce gücünü yavaş yavaş kaybettiğini anladı. Karanlık, William'ın gücünü kısıtlardı, her ne kadar onu yok etmek için doğmuş olsa da...

Saatin nasıl geçtiğini anlamayan William geç kaldığını fark etti. Geç kalmak her zaman yaptığı bir şey değildi ama bu sefer kendini toparlamakta zorlanmıştı. Her bağ kurmaya çalıştığında tanrıçanın ondan giderek uzaklaştığını hissedebiliyordu William. Yine de bunu sonra düşünmeliydi. Daha fazla geç kalmadan oraya gitmesi gerekiyordu. Ormana geldiğinde Veronica'nın ona seslenmesini beklemeye başladı. Bu sırada da bir ağaca dayandı ve elindeki savaş çekicini daha fazla sıktı. Acaba bu sefer ne için çağırmıştı onu? Dalmışken bir bağırtıyla kendine geldi. ''William!'' Hemen toparlanıp ağaçların arasından çıktı. "Geldiiim." Bir süre sonra Veronica'nın bir muziplik yapmak istediğini söylemesiyle düşüncelere daldı. Bir tür muziplik yapmayalı yıllar oluyordu. Dolayısıyla bu tür şeyler yapmayı özlemişti. Kısa bir süre düşündükten sonra ''Tamam bana uyar.'' dedi. Ardından Veronica'nın ''Gel, Delmira bizi Okçuluk Sahası’nın oralarda bekleyecekti.'' deyip yürümesiyle William da onu takip etmeye başladı.

Okçuluk sahasına geldiğinde karşısında Delmira'yı gördüğünde hiç sevinmemişti. Bu Ares kızını sevmiyordu. Onun içinde William'ı rahatsız eden bir şey vardı. Delmira'ya zoraki başıyla selam verdi ve durup çekicini tekrar yokladı. İkisi Delmira'nın getirdiklerine bakarken o hiç ilgi göstermeden olduğu yerde durdu. Bu tür şeylere ihtiyacı yoktu, o zaten büyüyle istediği birçok şeyi yapabilirdi. Yine de yapacaklarını nerede yapacaklardı? Bu seviyede pek bir şey yapamazlardı. Yükseklere çıkmalılardı. ''Çatıya mı çıkıyoruz?'' Bir cevap beklerken sol kaşını istemsiz bir şekilde kaldırmış, bakıyordu. “Evet, okları kullanacağız sonuçta, net görebileceğimiz bir yer lazım bize.” Ok mu? William ok kullanmamıştı ve kullanmayı sevmezdi, kullananları da pek hazzetmezdi. Uzaktan birini vurmak mertliğe yakışmazdı. “Önden bayanlar.” dedi ve üçü eşyaları yukarı taşıdılar. Veronica “Pekala, başlayalım.” deyip oku eline aldı.

İkisi ellerine oklarını alıp bezleri uçlarına sardılar ve ateşlediler. Bezler alev aldı. Oklarını meydana atıp bir tür kargaşa yaratmayı düşünüyorlardı. Fakat William'ın böyle şeylere ihtiyacı yoktu. Büyüleri ona yeterdi. Çekicini havaya kaldırdı ve belirli belirsiz fısıldadı. ''Feliador imnettia.'' Büyü sözden sonra çekicin yan tarafları etrafa sarı bir ışık yaymaya başladı ve gök gürüldedi. Havada bulut olmamasına rağmen göğün gürüldemesi çok garipti. Herkes yağmur mu yağacak diye göğe baktı ama bulut olmadığını fark edip şaşırdı. Tam o sırada kamp meydanına nereden geldiği belli olmayan bir şimşek indi. Ufak çapta da olsa bir patlama meydana geldi ve yakında olanlar bir kenara savruldular. Kızlar gördükleri şey karşısında oklarını şaşkınlıktan atamamış ve William'a bakarken, William ise oluşan toz bulutuna bakıp gülümsedi. ''Eğlence yeni başlıyor.''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kargaşa.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Melez Kampı :: Okçuluk Sahası-
Buraya geçin: