AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lachesis.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Veronica N. Folchart
Artemis Avcısı | Kulübe Lideri
Artemis Avcısı | Kulübe Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Drahmi : 92
Kayıt tarihi : 18/03/11
Yaş : 21
Nerden : Bilmem, öyle bir yerden işte.

MesajKonu: Lachesis.   Ptsi Mart 21, 2011 6:43 am

Pekala, işte buradayım. Yani Melez Kampı'nda, daha dün akşam geldim ve şuan ne yapsam cidden bilemiyorum. Herkes bir şeyler yapmaya programlanmış gibi duruyordu, kimi alıştırma yapıyordu kimi de arkadaşlarıyla falan konuşuyordu. Arkadaş bile edinememiştim daha, şu aynı kulübede kaldığım kızıl saçlı kız dışında tabi, gerçi o da sadece ne yapmam gerektiğini söylüyordu. Hatta öyle bir diktatörlüğü vardı ki sonunda kaçmıştım, şimdiyse boş boş yürüyordum. Nereye gidebilirim diye kafa patlatırken dün at adamın gösterdiği yerleri düşündüm teker teker. Kılıç talimi? Hayır. Orman? Kalsın. Okçuluk şeysi? Hayır! Tanrım, kafayı yiyorum. Belki plaj tarafına inebilirdim, denizi seyretmek güzel olurdu. Tam bu düşünce ile kamp meydanını geçiyordum ki Pegasus Ahırlarını gördüm. Neden aklıma gelmemişti cidden merak ediyorum, özellikle dün takıldığım tek şey bu olunca. Fikrimi değiştirip oraya doğru yöneldim, belki pegasusum olurdu benimde. Ne yapmam gerektiği konusunda bir fikrim yoktu aslında, öylece gidiyordum işte. Kapıyı ittim ve içeri girip arkamdan kapattım.

Aslında tipik bir at ahırı gibi görünüyordu, yani atların kanatları olduğunu saymazsak. Her yerde samana benzer şeyler vardı, duvarın bir köşesine temizleme ya da bakım -herneyse işte- aletleri dizilmişti. Yavaş ve dikkatli adımlarla içeri girdim, birini kızdırıp beni çiftelemesini istemiyorum, hayır. Pegasuslar neredeyse her renkteydi; kahverengi, beyaz ve siyah gibi renklerinin dışında lacivert, altın ya da pembe renkli olanı bile vardı. Atları severdim aslında, çok asil hayvanlar. Bir tanesine yaklaştım yavaşça, nefesimi bile tutmuştum. Gümüş rengindeydi ve ışık üzerine geldiğinde parlıyomuş gibi görünüyordu. "Selam." dedim burnunu okşayarak. Mutluymuş gibi bir ses çıkarttı, ne siz sorun ne ben söyleyeyim çünkü bunu nasıl söyleyebileceğimi bilmiyorum. Elimi burnundan indirdim ve biraz daha ileriye gitmeye karar verdim. İlk gördüğüm pegasusa sahiplenmeyi düşünmüyordum, bir şekilde onu bulacağıma emindim. Birkaç tanesi benim gelmemden rahatsız olmuş bir şekilde yeri eşelerken ilerlemeye devam ettim, o kadar çok vardı ki! Biraz ileride pegasusların kaçmasını engellemek için yapılmış tahtaları gördüm, hani şu çiftliklerde olanlardan. Zıplayarak üstüne oturdum ve etrafıma bakınmaya başladım. Bir tanesi tırıs tırıs koşarak benim yanıma geldi ve yüzümü kocaman diliyle yaladı. Bende çığlık atarak arkaya doğru samanların üstüne düştüm. İğrenç! "Ah." dedim belimi tutarak. Kural No: Bir, bir pegasusun seni yalamasına izin verme. Bunu aklımın kenarına not ettikten sonra doğruldum ve pegasusa baktım. Bembeyaz renkteydi, hatta o kadar beyazdı ki ışığın altında ona bakmak biraz sinir bozucu oluyordu herhalde. "Bunu yapmak zorunda mıydın?" dedim burnuna dokunarak. Kişnedi, ya da öyle bir şey. Elimi yalamaya başladı, en azından bu sefer yüzüme yaklaşmamıştı. Atlara -pekala! Pegasus diyelim- karşı bi' gıcıklığım yoktu da, aniden gelince korkmuştum baya. Elimi yalamaya devam ederken gıdıklandım ve güldüm. "Seni yaramaz kız." dedim elimi çekerek. Boyununu uzatıp elime yaklaştırmaya çalıştı burnunu, galiba yemek falan sanmıştı. Elimi ondan kurtararak yelesinin üzerine koydum, tekrar kişnedi. "Sana bir ad vermemi ister misin? Bir bakalım.." dedim yüzüne bakarak. "Pekala, adını Lachesis koyacağım. Bu ismi sevdin mi?" dedim burnunu okşayarak. Kişnedi, zaten başka ne diyebilirdi ki? Sanırım pegasusumu seçmiştim işte.

_________________


Bırakalımspoilerspoilerolarakkalsın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lachesis.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Melez Kampı :: Pegasus Ahırları-
Buraya geçin: